Bir salkım üzüm ve yazdan tebessümler... Mavi göl o hüzünlü bakışlar... Dalıyoruz sulara değil, dalıyoruz ufuklara. Nar çiçeğin de kırılan gelincikler o gelincikler bir gelinin hülyası! Ah anne! Ahh o eteklerimizi ayakları toz kapmasın diye serdiğimiz günlere! Ne çok ağladı güller avuçlarımda solan duaları görünce Ve ne çabuk geçti yıllar çocukluğumu yavaş yavaş bölerken Ben giderken... Sen giderken.. Çöl güneşi bahar sabahı, serçelerin ağzında ölüm türküleri Meleklerin hüzünlenen bir kalbe merhametle nazarı Çocuklar ölürken kuşlar ağlarmış göz yaşları secdeme doğru Ve acı perdeleri kaldırır!