Gün Ortasından Önce
müthiş bir kaosa meşru yollardan gebe kalmak üzre bir kadın
bak hiç tanzime (bile) gerek duymuyor
öylece göz dediğin eğreti duruyor sayfalarda
intihara çanak tutuyor akli melekeleri
kıt kanaat uyanıyor uykularından
bak hiç tanzime (bile) gerek duymuyor
öylece göz dediğin eğreti duruyor sayfalarda
intihara çanak tutuyor akli melekeleri
kıt kanaat uyanıyor uykularından
-kenevir düşlerinde asma bahçeleri yok
olsun
yann tiersen var elimizde-
olsun
yann tiersen var elimizde-
on bir üslerde gün doğmadan
on bir üslerde erbain
on bir üslerde tekrar gün doğmadan
nisab miktarınca amfetamin
bu kuytu yastıklardan kurtarabilir gerdanını
/hollanda sendromu
türev piyasalar
elma kabukları/
pornografik birer öge olabilir
usul usul gülhatmi çayına kesmek lazım
şuurunu yitirmek istiyor insan böyle zamanlarda
şöyle çat kapı gelişine çözülsün istiyor ehramları
ahlâk ve siyaset
tüm uzuvlarını körüklüyor kadının
bir türlü inemiyor sıcak denizlere
kısa çöp bak
esnek ve pervasız kılıyor adalet duygusunu
on bir üslerde erbain
on bir üslerde tekrar gün doğmadan
nisab miktarınca amfetamin
bu kuytu yastıklardan kurtarabilir gerdanını
/hollanda sendromu
türev piyasalar
elma kabukları/
pornografik birer öge olabilir
usul usul gülhatmi çayına kesmek lazım
şuurunu yitirmek istiyor insan böyle zamanlarda
şöyle çat kapı gelişine çözülsün istiyor ehramları
ahlâk ve siyaset
tüm uzuvlarını körüklüyor kadının
bir türlü inemiyor sıcak denizlere
kısa çöp bak
esnek ve pervasız kılıyor adalet duygusunu
-andezit taşlarında mülkün temeli yok
olsun
histerik nöbetler var elimizde-
olsun
histerik nöbetler var elimizde-
ve çocuklarını terinden tanıyan kraliçe arılar
gülümsüyorlar
gülümsüyorsun
gülümsüyorum
gülümseyince kimselere yakışmıyorum artık
köstekli saatler kadar samimi değilim
bir ağlama kaplıyor parmak uçlarını kadının
bu hususta gayet samimiyim
evet işte inceden yitiyor gardırop kahroluyor sol anahtarı
havale geçirmek nedir altılı yaşlarda ben bilmezmişim
şeker tadında ihanetleri biliyorum ama
sona yaklaştıkça naval moralim bozuluyor
ritmi bozuluyor sentaksların
parayla satılmaz defterlerim
defterlerim aslı gibidir
defterlerim yüz yirmi yaprak
defterlerim çizgili
defterlerim güller içinde
güller avuçlarımda
gülümsüyorlar
gülümsüyorsun
gülümsüyorum
gülümseyince kimselere yakışmıyorum artık
köstekli saatler kadar samimi değilim
bir ağlama kaplıyor parmak uçlarını kadının
bu hususta gayet samimiyim
evet işte inceden yitiyor gardırop kahroluyor sol anahtarı
havale geçirmek nedir altılı yaşlarda ben bilmezmişim
şeker tadında ihanetleri biliyorum ama
sona yaklaştıkça naval moralim bozuluyor
ritmi bozuluyor sentaksların
parayla satılmaz defterlerim
defterlerim aslı gibidir
defterlerim yüz yirmi yaprak
defterlerim çizgili
defterlerim güller içinde
güller avuçlarımda
avuçlarım kan içinde
kayboluyor kadın içimin deiçinde
kayboluyor kadın içimin deiçinde
raşit’le biz yine on bir üslerde
pulbiber kokuyoruz apolitiğiz on bir üslerde
ben toplum içinde ağlayamıyorum
kadın halka açık
her yerde kadın banklarda ve banketlerde
rabbim azdan çok versin diyor annem
annem babamın yanında ağlayabilir nitekim
/sosyal güvenlik
hiper tansiyon
koroner bağlar/
asimetrik birer öge olabilir
eskiden
babamın deri ceketleriyle
ajanslara ağladığını
bıyıklarıyla ağladığını bu gözlerimle görmüşüm
dedim gam yemezdim şuracıkta ölseydim
fakat her naneyi yiyorum
kaşla göz arası matlubuma dönüyorum
derken müstehzi bir motto buluyoruz günahlarımıza
bir ayete tutunamadık yedi vechiyle bir ayete ne isterdim
evet derken inanmıyoruz uçakların uçtuğuna
derken derken derken nazma yaklaşıyor nesir
bir Allah’ın kulu inkar edebilir mi
muhammed ikbal’i Allah için sevdiğimizi
aksakallı baykuşları da
semai kahvelerini de
piç kurularını da seviyoruz raşit’le biz
kimisi bizim ağırlaşan yaslarımızı yeterince acıklı bulmuyor
pulbiber kokuyoruz apolitiğiz on bir üslerde
ben toplum içinde ağlayamıyorum
kadın halka açık
her yerde kadın banklarda ve banketlerde
rabbim azdan çok versin diyor annem
annem babamın yanında ağlayabilir nitekim
/sosyal güvenlik
hiper tansiyon
koroner bağlar/
asimetrik birer öge olabilir
eskiden
babamın deri ceketleriyle
ajanslara ağladığını
bıyıklarıyla ağladığını bu gözlerimle görmüşüm
dedim gam yemezdim şuracıkta ölseydim
fakat her naneyi yiyorum
kaşla göz arası matlubuma dönüyorum
derken müstehzi bir motto buluyoruz günahlarımıza
bir ayete tutunamadık yedi vechiyle bir ayete ne isterdim
evet derken inanmıyoruz uçakların uçtuğuna
derken derken derken nazma yaklaşıyor nesir
bir Allah’ın kulu inkar edebilir mi
muhammed ikbal’i Allah için sevdiğimizi
aksakallı baykuşları da
semai kahvelerini de
piç kurularını da seviyoruz raşit’le biz
kimisi bizim ağırlaşan yaslarımızı yeterince acıklı bulmuyor
-bir dünya cepkenimizde bir iğnemiz yok
olsun
seyrekleşen yenlerimiz var elimizde-
olsun
seyrekleşen yenlerimiz var elimizde-
on bir üslerde parayla değil sırayla cinayetler
03.50 ante meridiem
kötü kadınların avuçları kaşınıyor
bir kişi bile gülümsemedi
gecenin hayrı gündüzün şerrine karışıyor
03.50 ante meridiem
kötü kadınların avuçları kaşınıyor
bir kişi bile gülümsemedi
gecenin hayrı gündüzün şerrine karışıyor
Bahadır Dadak
Muşta Dergisi, 1. sayı
Yorumlar
Yorum Gönder